Yavuz Sultan Selim’in Türklere “Eşek” Dediği İddiası



Sosyal medyada bir kullanıcı aralarında Osmanlı Pahişahı Yavuz Sultan Selim ve Sultan Vahdettin’in de bulunduğu bazı tarihi şahsiyetlerin Türkler hakkında aşağılayıcı ifadeler kullandığını iddia etti. Paylaşımda “Türk; Yavuz Sultan Selim’e göre, eşek idi… Türk; Koçi Beye göre, mezhepsiz ecnebiydi… Türk; Şeyhülislam Mustafa Sabri’ye göre, tiksinti duyulandı… Türk; Vahdettin’e göre, dini, soyu sopu, yurdu belirsiz, cahiller sürüsüydü… Ve biz Türklere hakaret edenler hep Saraylı idi…” ifadeleri yer aldı. Gönderi yüzlerce beğeni aldı ancak bu sözlerden Yavuz Sultan Selim ve Vahdettin’e atfedilen bölümler asılsız. Koçi Bey ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin sözleri ise bağlamı dışında değerlendirilmiş.

İddia ile ilgili anahtar kelimelerle araştırma yaptığımızda, bu sözlerin Soner Yalçın’ın bir yazısından alıntı olduğu anlaşılıyor. Yalçın’ın yazısında bu isimlerle birlikte çok sayıda tarihi şahsiyetin Türklerle ilgili söylediği iddia edilen sözler yer alıyor. Bu sözleri 2019 yılında İyi Parti Milletvekili Aytun Çıray da paylaşmış.

Yavuz Sultan Selim’e atfedilen söz uydurma

Araştırma yapıldığında Tarihçi Erhan Afyoncu’nun bir yazısına ulaşılıyor. 2019 yılında yazdığı “Osmanlı Türklüğüyle iftihar ederdi” başlıklı yazısında bu iddiada yer verilen sözleri ayrıntılarıyla inceleyen Afyoncu, Yavuz Sultan Selim’e atfedilen “Eşek Türk” sözünün ona ait olmadığını, iddia edildiği gibi Şah İsmail’e yazdığı mektuplarda bu ifadenin geçmediğini ifade ediyor. Afyoncu’nun yazısının ilgili bölümü şöyle:

Türk, Yavuz’a göre eşek idi diye sağda solda yazılıp duruluyor. Yavuz’un Türkler’le ilgili böyle bir ifadesi yoktur. Aslı astarı olmayan bu iddiaya göre Çaldıran Savaşı öncesinde Yavuz’la Şah İsmail arasındaki yazışmalarda “Ben Sultan Beyazıt oğlu Sultan Selim, sen ki ey eşek Türk” şeklinde ifadeler geçmiş. Yavuz’un Şah İsmail’e gönderdiği ikisi Farsça ikisi Türkçe dört name elimizdedir. Yavuz Şah İsmail’e bu mektuplarda “İsmail Bahadır” veya “Emir İsmail” diye hitap etmiştir“.

İlgili İçerik  Kübalı Doktor Camilo Rodriguez'in Kanser Aşısını Bulduğu İddiası

İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın Osmanlı Tarihi adlı çalışmasının birinci cildinde bu mektuplardan bahsediliyor ancak Yavuz Sultan Selim’in “Eşek Türk” dediğine dair bir bilgi bulunmuyor. Mektupların metni, akademik çalışmalar ve internette birçok tarih sitesinde yer alıyor ve Sultan Selim’in Şah İsmail’e “Eşek Türk” dediğine dair bir ifadeye rastlanmıyor. Mektuplarda Yavuz, Şah İsmail’i aşağılayıcı ifadeler kullanıyor ve kışkırtıyor ancak Türk ırkıyla ilgili bir ifade kullanmıyor.

Bardakçı: Böyle bir söz yok ve ben aktarmadım

Sultan Vahdettin’e atfedilen ve Tarihçi Murat Bardakçı’nın aktardığı iddia edilen “Türkler soyu sopu belirsiz, cahiller sürüsüdür” şeklindeki sözler de Vahdettin’e ait değil. Doğrulama girişimi Malumatfuruş, Bardakçı’nın bu sözleri kendisinin aktarmadığını, Sultan Vahdettin’in de böyle bir ifadesi olmadığını aktaran bir analiz yayınlamıştı.

Tarihçi Erhan Afyoncu, Koçi Bey’e ait olduğu iddia edilen Türkler için “mezhepsiz ecnebi” şeklindeki sözlerinin doğru olduğunu ancak bu sözleri Türkler için değil “devşirme kanununa aykırı olarak sisteme girenlerle (Türk, Yörük, Yahudi, Kürt, Laz, Roman, Ecnebi vs.) ilgili kullandığınıaktarmaktadır.

Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin “Türklüğünü reddettiği, Türk olmaktan tövbe ettiği” ifadelerinin yer aldığı bir şiiri bulunuyor. 1927 yılında yazılan şiirin ilgili bölümü şöyle:

Azı kahır ve müfteris hayvan
Denecek kavme intisabı nasıl
Red ve inkar ederse, elhasıl
Ben de ayniyle red edip Türk’ü,
Tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme
Beni Türk milletinden ad etme

Ancak tam metni oldukça uzun olan bu şiirin başından sonuna kadar, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından sonra hilafetin kaldırılması ve Batılılaşma uygulamalarını hedef almaktadır. Bu bölümler de şöyle:

Yapamaz kıyıp da divane,
Türkün endişesizce yaptığını
Dini İslam’dan muhinane
Hareketlerle küfre saptığını;
Hâlâ zilletle zulüme taptığını,
Akıl almaz cihanda bir kavmin…


Hele şeri Muhammedi denilen
On asırdır önünde Türk eğilen
Eski kanun ki gökten inmiş imiş
Onu yıkmaktır en mukaddes iş:
Kalmasın memlekette doğru dürüst
Hiçbir varlık olmadan alet evsat!
Çünkü manayı inkılap budur!
Türke çıldır, kudur! Duy, tek deme=Dur!


Oradan geldim, ibret al benden:
Yol yakınken nasihat al benden
Beni hain tanıttılarsa sana
Sen de hain de! Dikkat et ama
Yeni Türklerce doğru söyleyenin
En (mutena) ismi hanidir “hain!”
Olduğun memlekette tercihen
Otur… İmkanı yoksa Türkiye’den
Başka yer bul… Ya ölmeden ikdam!…


Şimdi görsen tanır mısın Türk’ü?
Git de bir kere gör!… O gün bil ki
Öğreneceksin geçip de kendinden
Ailen, ailen değil; sen, sen!..
Bulanan Türk’ü, ben de nalanım,
Ararım: nerde milletim vatanım?
İnanılmazdı girse rüyaya
Dönmeler şaştı “dönme” Türkiye’ye!

İlgili İçerik  100 Bin Suriyeli'nin Öğretmen Olarak Atanacağı İddiası

Mustafa Sabri Efendi, Sultan Vahdettin döneminde Şeyhülislamlık (dini fetva makamı) yapan bir isim. İstanbul Hükümetinin üyesiyken Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine karşı tedbirler alınmasını önerdi ve teklifi kabul edilmeyince görevinden istifa etti. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra 150’likler olarak bilinen listede yer aldı ve vatandaşlıktan çıkarıldı. Bir süre Yunanistan’da yaşayan Sabri Efendi, daha sonra uzun yıllar kaldığı Mısır’da hayatını kaybetti.

İslam Ansiklopedisinde, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığıyla ilgili bilgilerin yanı sıra Batılılaşma’nın etkisinde kalıp İslâm dinini Batı düşüncesi ve değerlerine göre yorumlayan Kāsım Emîn, Muhammed Ferîd Vecdî, Muhammed Mustafa el-Merâgī, Muhammed Hüseyin Heykel, Ali Abdürrâzık gibi Mısırlı aydınların görüşlerini şiddetle eleştirdiği bilgisine yer veriliyor. Devrin Arap tarihçilerinden Muhammed Abdullah İnân’ın Osmanlı Türkleri aleyhindeki asılsız iddialarına cevap vererek ileri sürdüğü tezleri çürüttüğü, Hıristiyanlık’ta olduğunun aksine İslâm’ın bilimle çatışmadığı fikrini ve kadınların belli şartlara göre örtünmesinin dinî yükümlülük olduğunu ısrarla savunduğu ifade ediliyor.

Mustafa Sabri’nin Türk ırkı ya da milliyetine değil Batılılaşmayı hedef edinen Müslüman Türklükle ilgili “istifa ve tövbe” sözlerini kullandığı anlaşılıyor.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi. Doğruluğu Ne? ekibinde araştırma ve video içerik editörü olarak görev yapıyor.