İLKELER VE METODOLOJİ

İLKELER

Doğruluğu Ne?, hakikatin önemini yitirmeye başladığı yeni iletişim çağında, internet ve sosyal medyadaki şüpheli içerikleri araştıran ve doğruluk kontrolü yaparak kullanıcılara doğru bilgileri ulaştırma amacıyla kurulmuş, tarafsız, bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir doğrulama girişimidir.

Platformumuzun ilkeleri şunlardır: 

– Platformun amacı medya okur – yazarlığının geliştirilmesi bağlamında dijital haberleşme araçları kullanıcılarının eleştiri ve sorgulama tutumlarının gelişimine katkı sağlamaktır.

– Türkiye’deki doğrulama platformlarının niteliğinin yükselmesi ve sayısının artması, iletişim ve gazetecilik eğitiminde doğrulama yöntemlerinin yer bulması için çalışmalar yapar.

– Doğruluğu Ne?, gazeteciliğin temel ilkelerine bağlı kalır ancak amacı haber vermek değil haberin ana unsurlarından olan doğruluk kontrolünün eksik olduğu alanı doldurmaktır.

– Doğruluk kontrolü çalışmalarında politik, ideolojik ya da kültürel anlamda taraf göz etmeksizin yayınlarını sürdürür.

– Doğruluğu Ne? internet ve sosyal medya kullanıcılarının gerçeğe olan güvenlerinin artması, şüphenin peşinden giderek soru işaretlerinin ortadan kaldırılması için çalışır. Logosunu bu nedenle “soru işareti (?)” olarak belirlemiştir.

Doğruluğu Ne? bu anlamda, Uluslar Arası Doğruluk Kontrol Ağı’nın (IFCN) doğrulama ilkelerinin önemiyle ilgili farkındalığa sahiptir. Adalet ve partizan olmama taahhütünü yerine getirme, kaynakların açıklığı, organizasyon ve gelir kaynaklarının şeffaflığı, metodolojinin açıklığı ve açık düzeltme politikası prensipleri, doğrulama girişimlerinin güvenilirliği için önemli ilkelerdir.

METODOLOJİ

Doğruluğu Ne?, akademik olarak bu alanda çalışmalar yapan bir ekip tarafından yönetilmektedir. Doğrulama ekibi, yanlış bilginin tespiti için iki yönteme başvurur: İhbar ve tarama.

Kullanıcılar yanlış bilginin üretilmesi ve yayılmasında olduğu gibi tespitinde de önemli bir yere sahiptir. Kullanıcılar, sosyal medya platformlarındaki şüpheli bilgileri Doğruluğu Ne? ekibine üç ana mecra olan Twitter, Facebook ve İnstagram’daki hesaplarımızı etiketleyerek, özel mesaj göndererek ya da e-posta yoluyla ulaştırmaktadır. Yapılan duyurularla şüpheli içeriklerin bildirilmesi için kullanıcılar teşvik edilmektedir.

İkinci yöntem ise doğrulama ekibinin sosyal medyada örneklem gücü yüksek alanları ve hesapları takip etmesi ve arama araçlarını kullanarak şüpheli bilgiye ulaşmasıdır. İletilen ihbarlar ve ekip tarafından tespit edilen şüpheli içerikler bir havuzda toplanmakta ve hızlı bir şekilde ön değerlendirmeden geçirilmektedir.

Bu aşamada şüphelinin bilginin;

– Güncel olup olmadığına,

– Yaygın olup olmadığına,

– Gerçeğe çok uzak olup olmadığına,

– Kitleleri rahatsız edip etmediğine,

– Hakkında şüpheli, yanlış ya da doğru olduğuyla ilgili tartışma yapılıp yapılmadığına bakılmaktadır.

Bu kriterler güçlü değilse doğrulama yapılmamaktadır. Yukardaki ilk özellikler varsa doğrulanabilir olup olmadığına bakılmaktadır. Hakkında açık kaynakların taranması ve özel araştırma yoluyla doğru bilgiye ulaşılamayacak türdeki şüpheli bilgiler de doğrulama havuzundan çıkarılmaktadır. Bu aşamada şüpheli bilginin hangi dünya görüşünü, siyasi yelpazeyi, ideolojiyi ya da inancı temsil ettiğine dikkat edilmez. Önemli olan içeriğin şüpheli olmasıdır.

Doğrulama aşamasında, kullanıcılar yine önemli bir yardımcı olmaktadır.

Bu anlamda ilk olarak şüpheli içerikle ilgili yapılan yorumlar taranmakta, şüpheci kullanıcıların açtığı gediklerden ilerlenmektedir.

Araştırma yapılırken öncelikle doğru bilginin üreticisi olabilecek kurum, kuruluşlar ve organizasyonların verdiği ya da vereceği bilgilere odaklanılır. Ancak bu bilgiler ikinci bir kaynaktan doğrulanmaya çalışılır. Haber medyası da bilgi kaynağı olarak kullanılır ancak geleneksel ve kurumsal olarak gazetecilik yapan medyaya öncelik verilirken bu kuruluşların taraflılıkları, yanlış bilgi konusunda hassasiyetleri olup olmadığı göz önünde bulundurulur.

Doğruluk kontrolünde ekibin kişisel görüşleri, kanaatleri, inançları araştırma ve yayın sürecine karıştırılmaz. Kanıtların objektifliği, açıklığı temel esastır. Şüpheli bilginin doğruluğunun ortaya konmasında en az iki kaynağın bulunmasına dikkat edilir. Kanıt yeterince güçlüyse (özellikle görsel ve video kanıtlar) tek kanıt doğrulamada kullanılabilir. Ancak şüpheye yer bırakmamak adına okuyucunun mümkün olduğunca fazla ayrıntı ve kanıtı görmesini sağlamak önemlidir.

İddianın araştırılması ve kanıtlarla doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir olduğunun ortaya konmasının ardından, yapılan doğruluk kontrolü analizi kullanıcıyla paylaşılır. Bu aşamada öncelikle niteliğe önem verilir. Doğrulamanın akılda şüphe bırakmayacak şekilde hazırlanmasının yanı sıra yanlış bilginin özellikle kriz dönemlerinde daha fazla yaygınlaşmasını önleme adına hıza da önem verilir ancak öncelik doğru bilgiyi eksiksiz sunmaktır.

İddiayla ilgili açık kaynaklar, birincil kaynaklar, uzman görüşleri ya da kitle kaynağında  yeterince bilgiye ulaşılamaması, iddianın doğru ya da yanlış olduğunun net olarak ispatlanamayacak olması durumunda iddiayla ilgili inceleme yapılmaz.

Yazım aşamasında iddianın neden gündeme alındığı ve içeriği açık şekilde belirtilir. Sonrasında araştırma yöntemi ile birlikte elde edilen kanıtlar sunulur ve sonucu okuyucuya aktarılır.

Doğruluğu Ne?, yayınladığı doğruluk kontrolünde hata olduğunu fark ettiğinde ya da kullanıcılar tarafından hata bildirimi yapıldığında açıklıkla özür diler ve doğrulamasında düzeltme yaparak bunu belirtir.