Carrie Madej’in, mRNA aşılarında nanorobot bulunduğu iddiası



Carrie Madej isimli bir osteopati uzmanı, Kovid-19 aşılarının transhümanizm projesinin bir deneyi olduğunu iddia etti. Türkiye’de de ilaç şirketleriyle ilgili iddiaların yer aldığı bazı videoları dolaşıma giren Madej, özellikle yeni geliştirilen mRNA aşılarının DNA’yı değiştirdiğini, genomun içine yeni genler eklediğini iddia ediyor. GDO’lu besinlerde, bitkinin DNA’sının değiştiği şekilde insanınkinin de değişebileceğini savunuyor ancak GDO’lu besinlerin genomuna gen eklemek için bakteriler ya da diğer bitki hücreleri kullanılıyor. Gen çıkartmak gibi bir durum bulunmuyor, gen inaktivasyonu yapılıyor.

mRNA iddia edildiği gibi genomun içine giremiyor. Var olan genetik bilgiden (RNA) sentezlenip protein sentezi için bir gen dizisi olarak görev yapıyor. mRNA genetik bilgi depolayıcısı olarak hücrede uzun süre görev yapmıyor ve kısa bir süre sonra yıkılıyor.  Kısaca bu aşıların çalışma prensibi; virüsün dışında bulunan immünojenik mızrak proteinleri kodlayan mRNA’yı hücreye verip o proteinleri insan hücresinde de üretilmesini sağlamak. Bu sayede vücut bu antijenleri tanıyınca virüsün kendisi geldiğinde de onu tanıması amaçlanıyor.  

Madej, aşıların içinde nanorobotlar bulunduğunu iddia ediyor. Bu robotların da vücudumuzdaki her şeyi kaydedip telefonlarımızda bulunan sağlık uygulamalarıyla depolanacağını ve hakkımızda bilgi toplayacaklarını söylüyor. Hatta bu nanorobotlar sayesinde beynimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi kontrol edebileceklerini söylüyor.

Nano robotlar tıpta kanser tedavisi, beyin damarları ve diş tedavileri gibi alanlarda kullanımı için çalışmalar yapılıyor. Nanorobotlar aslında damarlarda yüzebilen bakterilere bir anlamda boncuk takılmasıyla oluşturuluyor. Bu boncuğa eklenilen ilaçlar MRI sayesinde istenen yere tam olarak götürülebiliyor. Kanser tedavisinde ise yalnızca kanser hücrelerinde bulunan bazı proteinleri tanıyarak onlara bağlanıyor ve hücrelerin aç kalmasını sağlayarak ölmesine sebep oluyor.

DNA da oluşan mutasyonların kansere sebep olduğu bilinen bir gerçek. Nanorobotlar burada da DNA’nın orijinal haline dönmesinde kullanılıyor ancak bütün bu kullanım alanlarına karşın beynimizi yönetebileceğine dair bir kanıt yok. Diğer yandan nanorobot ile tedavi yöntemi henüz deney aşamasında ve insanlarda kullanılmıyor ve şu an için çok pahalı bir yöntem. Fiyatları 10-30 dolar arasında değişen aşılara yerleştirilmesi de mümkün değil.

İlgili İçerik  Komplo teorileri ve yanlış bilgiye inanmanın ardındaki nedenler neler?

Aşıların yeterince deney yapılmadan çok hızlı bir şekilde geliştirildiğini ve güvenilir olmadığını da söylüyor Madej. Doğruluğu Ne? ekibinin yaptığı bir başka analizde bunun doğru olmadığını yazmıştık. Aşıların önceki yıllara göre hızlı geliştirilmesinde, küresel bir salgın olması nedeniyle finansman sorunlarının çok hızlı çözülmesi ve deney aşamalarında çok daha fazla gönüllünün yer alması.

mRNA aşılarının daha önce hiç kullanılmadığı da bir başka iddia. Bu aşılar daha önce hiç kullanılmamış olsa da grip, zika, kuduz, sitomegalovirüs (CMV) gibi hastalıkların tedavisi yürütülen çalışmalar vardı. Covid-19 aşılarının bazıları (Pfizer-Biontech ve Moderna gibi) bu yöntemle üretildi ve şu ana kadar dünyada milyonlarca insana bu aşılar yapıldı. Bazı hafif yan etkilerin dışında bu aşıların ciddi bir yan etkisi yok ve hastalığın hafif atlatılmasında etkisinin çok yüksek olduğu da kanıtlandı.

Bütün bu iddiaları Madej’e BBC News tarafından sorulmuş fakat yanıt alınamamış. BBC’nin ve bazı doğrulama platformlarının da bu iddiaları çürüten çalışmaları bulunuyor.

Madej başka bir videosunda tetanoz aşılarında gonadotropin hormonu bulunduğunu ve kadınlarda kısırlığa sebep olduğunu söylemişti ancak bu iddiası da DSÖ tarafından yalanlanmıştı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Bölümünde öğrenim görüyor. Yeni medya, bilim ve medikal yazarlık alanlarına ilgi duyuyor. Doğruluğu Ne? ekibinde araştırma editörü olarak görev yapıyor.