Koronavirüs aşılarıyla ilgili iddialar



Sosyal medyada paylaşılan bir videoda çeşitli ülkelerden birçok doktorun, koronavirüs aşılarının etkili ve güvenli olmadığı iddiasında bulunduğu görülüyor. Bu video Türkçe altyazı eklenerek aşı karşıtı hesaplar tarafından da paylaşıldı ve binlerce beğeni aldı.

Ancak bu iddia yanlış ve yapılan araştırmalar aşıların işe yaradığını ve güvenilir olduğunu gösteriyor.

Bilgi: Bu yazı doğruluk kontrolü girişimi Full Fact tarafından 1 Nisan 2021’de Daniella de Block Golding ve Abbas Panjwani imzasıyla yayınlanan incelemenin çevirisinden yola çıkılarak hazırlanmıştır.

Videoda yer alan iddiaları tek tek inceleyelim.

“Aşıların etkinliği kanıtlanmadı”

İngiltere’de Pfizer, Moderna ve AstraZeneca tarafından üretilen üç Covid-19 aşısının kullanımı onaylanmıştır. Tüm bu aşıların güvenli ve etkili olduğu bulundu.

Klinik çalışmalarda Pfizer aşısının %95 etkili olduğu görülmüştü, yani aşı yapılan kişiler arasındaki enfeksiyon sayısı, aşı yapılmayan gruptaki enfeksiyon sayısından %95 daha düşüktü. Ayrıca Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin açıklamalarına göre enjeksiyon bölgesinde ağrı, mide bulantısı, yorgunluk gibi hafif ila orta dereceli yan etkiler yaygın olmakla birlikte, hızla geçme eğiliminde.

Yapılan bir araştırmanın sonuçları Moderna aşısının, semptomatik Covid-19 vakalarını %94 oranında azalttığını ve tüm “şiddetli Covid-19” vakaları ise aşılanmayan grupta meydana geldiğini gösterdi.

Türkiye’de uygulanan Sinovac aşısının da güvenilir ve etkin olduğu kanıtlandı. Aşı hastaların hastaneye yatma oranlarını ciddi şekilde düşürürken yan etkiler diğer aşılarla aynı şekilde hafif ve orta dereceli.

The Lancet adlı akademik dergide yayınlanan bir makalenin yazarı Zhu Fengcai, Sinovac aşısı için yapılan birinci aşamada 144, ikinci aşamada 600 katılımcının olduğu testlerin sonucuna göre aşının acil kullanımlar için uygun olduğunu ifade etti. Diğer veriler ise aşının Türkiye’de %91,25 oranında etkili olduğunu ortaya koydu. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu da bu verileri açıkladı.

İlgili İçerik  Koronavirüs Sonrası Maymunların Şehri İstila Ettiği İddiası

Pfizer aşısı gibi, Moderna aşısı da çoğunlukla hızla geçen hafif veya orta dereceli yan etkilere sebep oldu ancak şiddetli yan etkiler hem aşılanmış hem de aşılanmamış gruplarda benzer oranda bulundu.

Aşılar alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve bu nedenle, özellikle aşı bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjik reaksiyon geçmişi olan kişilerin, sağlık personelini önceden bilgilendirmesi gerekiyor.

AstraZeneca aşısı ile ilgili en son veriler, aşının semptomatik Covid-19’u %76 oranında azalttığını, ayrıca ciddi veya kritik Covid-19 geçirmeye ve hastaneye yatışa karşı %100 etkili olduğunu belirtiyor.

Önceki güvenlik verileri, bu Covid-19 aşısını alan grupta, menenjit aşısı veya salin solüsyonu alan kontrol grubuna göre ciddi yan etkilerin oranının daha yüksek olmadığını göstermişti.

“Aşılar güvenilir değil çünkü çok hızlı geliştirildiler”

Covid-19 aşılarının, önceki aşılardan çok daha hızlı geliştirilmesinin geçerli sebepleri var.

Birincisi, temel çalışmaların çoğu zaten yapılmıştı. Yıllar boyu geliştirilen mRNA aşı teknolojisi ve SARS gibi diğer koronavirüslere karşı aşılar üzerinde yapılan çalışmalar, Covid-19 aşıları için bir başlangıç niteliğindeydi.

AstraZeneca aşısı bir mRNA aşısı değil ancak diğer enfeksiyonlara karşı aşı yapmak için halihazırda başarıyla kullanılmış olan bir tekniğe sahip.

Para da bu konuda etkiliydi. Aşı geliştirmek için gereken zamanın çoğu fon beklerken harcanır. Covid-19 için küresel aşı ihtiyacı o kadar büyüktü ki finansman her zamankinden daha erişilebilir hale geldi.

Bu etkenlerle birlikte, kullanımda olan aşıların tümü, hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan denemelerin birçok aşamasını geçerek güvenli ve etkili olduğunu kanıtlamıştır.

“Aşı DNA’nızı değiştirebilir. Bu insanlık üzerinde yapılan ve gelecek nesiller için geri dönüşü olmayan bir deney.”

Aşıların DNA’nızı değiştireceği iddiası yanlıştır ve bu iddianın kökeni Pfizer aşısı dahil bazı Covid-19 aşılarının kimyasal olarak DNA’ya benzeyen mRNA içeriyor olmasıdır.

Bu aşılardaki mRNA, esasen insan vücuduna Covid-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün yüzeyinde bulunan proteinlerin nasıl inşa edileceği konusunda talimat veren bir koddur. Bu da bağışıklık sistemini bu proteinlere karşı antikorlar oluşturmaya yönlendirir, yani aşılanan kişi virüsü gerçekten taşıyorsa, yüzey proteinlerini tanıyan ve zararlı virüse saldıran koruyucu antikorlara zaten sahip olduğu anlamına gelir.

İlgili İçerik  IMF'nin Afrika ülkelerine çip taktırma şartı koştuğu iddiası

Ancak bu RNA, değiştirmek şöyle dursun, hücre çekirdeğinde depolanan insan DNA’sıyla temas etmez. Çekirdeğe girebilse bile, insan DNA’sı ile birleşemez veya DNA’ya dönüştürülemez.

“Bu aşı kadınları kısırlaştırıyor olabilir”

İngiliz Doğurganlık Derneği “Aşılardan herhangi birinin kadınların veya erkeklerin doğurganlığını etkileyebileceğine dair kesinlikle hiçbir kanıt ve teorik neden yok.” açıklamasında bulundu.

Ayrıca Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) hamile kalmayı planlayan herhangi birinin aşıdan kaçınmasına gerek olmadığını söylüyor.

 “Kovid ölüm oranı mevsimsel gripten farklı değil”

Ocak 2020 ile Mart 2021 arasındaki dönemde Covid-19’un neden olduğu ölümler, aynı dönemde grip kaynaklı ölümlerden çok daha fazla.

İngiltere ve Galler Ulusal İstatistik Ofisi’nden (ONS) elde edilen veriler, Ocak 2020 ile Mart 2021 tarihleri arasında grip ve zatürre sebebiyle ölen 23.406 kişiye kıyasla 119 bin 728 kişinin Covid-19 nedeniyle öldüğünü göstermektedir.

Henüz 2020 rakamlarına sahip olmasak da 2019’da yalnızca gripten ölenlerin (zatürre hariç) sayısı çok daha azdı ve grip sadece 1.213 ölümün doğrudan sebebi olmuştu.

2020’de önceki yıllara göre çok daha az grip vakası görüldü ve bu nedenle belki de adil bir karşılaştırma yapılamaz. Bununla birlikte, son beş yıldaki İngiltere Halk Sağlığı (PHE) rakamları, İngiltere’de griple bağlantılı olarak yılda ortalama 11.292 ölüm olduğunu göstermektedir. Griple bağlantılı en çok ölümün yaşandığı yıl, 22.087 ölüm ile 2017-2018 yılı olmuştu. Bu sayı da geçtiğimiz yıl Covid-19’un doğrudan veya dolaylı olarak neden olduğu ölüm sayısından çok daha az.

“Dünya çapında bir Covid-19 pandemisi yok”

Pandeminin tanımı “dünya çapında veya çok geniş bir alanda meydana gelen, uluslararası sınırları aşan ve genellikle çok sayıda insanı etkileyen bir salgın” dır. Covid-19 krizi bu kriterleri karşılıyor ve Covid-19, Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgın ilan edildi.

İlgili İçerik  Yozgat'ta Bir Kişinin Koronavirüs'e Karşı Arap Sabunu ve Yoğurt Yediği İddiası

“PCR testleri hiçbir zaman bir enfeksiyonu teşhis etmemiştir”

Polimeraz Zincir Reaksiyonunun mucidi olan ve pandemiden önce ölen Kary B Mullis’in PCR testlerinin enfeksiyonları tespit edemediğini söylediği iddia edilse de, bu yanlış bir alıntıdır.

Karışıklık, HIV ve AIDS ile ilgili 1996 tarihli bir makalesinde yer alan alıntılardan kaynaklanmış gibi görünüyor. Yazar aslında Dr. Mullis’den HIV’li kişilerde viral yükü (mevcut virüs miktarı) test etme bağlamında “Nicel PCR bir oksimorondur” dediğini aktarıyor. Bu, PCR testinin hiç işe yaramadığını düşündüğü anlamına gelmez ancak PCR testi kullanarak bir numuneden bir virüsün belirli seviyelerini tespit etme konusunda sınırlılıklar olduğu anlamına gelmektedir.

PCR, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve İngiltere Halk Sağlığı (PHE) tarafından zorunlu kılınmış, SARS-CoV-2 için altın standardında bir testtir. Tüm testler gibi, PCR testinde de bazı yanlış negatif ve pozitif sonuçlar çıkmıştır ancak genel olarak çok etkili olduğu düşünülmektedir.

 “Bu aşı insan ırkı üzerinde yapılan bir deneydir.”

İngiltere’de kullanımı onaylanan her iki aşı da mRNA aşılarıdır (Pfizer ve Moderna). Bunlar halka sunulan ilk mRNA aşıları olsa da mRNA aşılarının arkasındaki teknoloji birkaç yıldan fazla sürede geliştirilmiştir. Her iki mRNA Covid-19 aşısı, diğer herhangi bir aşı gibi aynı güvenlik testlerini ve prosedürlerini geçmiştir.

Sonuç olarak aşılarla ilgili komplo teorileri ve farklı kaygılardan kaynaklanan iddialar defalarca çürütülse de halen sosyal medyada ve internette dolaşımını sürdürüyor ve insanlar bu iddialara inanmaya devam ediyor. Şu an dünyada milyonlarca insan aşı oldu ve aşıların güvenli ya da etkin olmadığını gösteren kayda değer sorunlar yaşanmadı.

Salgın ve aşılarla ilgili iddiaları Doğruluğu Ne? olarak incelediğimiz yazılara bu linklerden ulaşabilirsiniz.

Canan Karatay’ın, Koronavirüs’ün salgın olmadığı ve abartıldığı iddiası

5G ve Koronavirüs Arasında İlişki Var mı?

Koronavirüs Aşılarının İnsan DNA’sını Değiştireceği İddiası

İtalyan Doktor Stefano Montanari’nin Aşı İddiaları

Simpsons Dizisinde Salgın ve Zorunlu Aşı Sahnesinin Olduğu İddiası

Çin aşısının maymun genlerinden üretildiği iddiası

ABD’de Moderna aşısı olan kadının vücudunu kontrol edemediği iddiası

IMF’nin Afrika ülkelerine çip taktırma şartı koştuğu iddiası

Zeynep Tanrıkulu

İstanbul Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünde öğrenim görüyor. Yeni medya, tarih ve kültür alanlarına ilgi duyuyor. Doğruluğu Ne? platformunda araştırma ve çeviri editörü olarak görev yapıyor.