Türkiye’de her 10 çocuktan 6’sının sadece makarna ve ekmek yiyebildiği iddiası



Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Eşi Selvi Kılıçdaroğlu, yayınladığı bir videoda, Türkiye’de her 10 çocuktan 6’sının her gün ekmek ve makarna yiyerek karnını doyurduğunu öne sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun, evinin mutfağından çektiği videoda sarf ettiği sözler haber sitelerinde ve sosyal medyada yayınlandı ancak her 10 çocuktan 6’sının karnını sadece makarna ve ekmek ile doyurduğu iddiası doğru değil.

İnternette her 10 çocuktan 6’sının ekmek ve makarna yiyerek karnını doyurduğuna yönelik bir anahtar kelime araması yaptığımızda, istatistiğin TÜİK tarafından yapılan bir araştırmaya dayandırıldığı bilgisine ulaştık. TÜİK’in internet sitesinde araştırmanın sonuçlarına dair verilere ulaşılabiliyor.

Araştırma, Ekim-Aralık 2022 tarihlerinde, 0-17 yaş arası çocuklarla ilgili ailelerinden ya da onlara bakmakla yükümlü olan kişilerden toplanan bilgilerle yapılmış. Araştırmada, Türkiye’de çocukların kendilerine ait odaları olup olmadığı, okuldan memnuniyet düzeyleri, diş fırçalama, spor yapma, beslenme alışkanlıkları gibi çok sayıda farklı konuda bulguya yer verilmiş.

Beslenme alışkanlıklarıyla ilgili bölümde, çocukların günlük olarak hangi besin maddelerini tükettiği bilgisine yer verilirken her 10 çocuktan yaklaşık 6’sının (yüzde 62,4) her gün ekmek ve makarna gibi tahıl içeren gıdalar tükettiği sonucu aktarılmış ancak bu çocukların sadece bu ürünleri yiyebildiği ya da sadece bu ürünlerle karnını doyurduğu gibi bir bilgi yok.

Sonuçlara bakıldığında, bilgi toplanırken çoklu cevap istendiği anlaşılıyor. Yani tek cevap istenseydi tüm cevapların oranlarının toplamı yüzde 100 olması gerekirdi ve bu durumda iddiadaki yorum yapılabilirdi ancak katılımcılardan hangi gıdaları her gün tükettiklerini belirtmeleri istenmiş ve birden fazla seçenek işaretlemeleri istenmiş. Dolayısıyla cevapların oranlarının toplamının yani yüzde 100’ü geçtiği görülüyor.

İlgili İçerik  Depremin Şiddeti Artınca Vergi Muafiyeti Geleceği İddiası

Araştırmadan çıkan sonuçlarda, çocukların yüzde 62,4’ünün her gün ekmek ve makarna gibi tahıl ürünleri yedikleri, yüzde 57,8’inin peynir ve yoğurt gibi sütten yapılan ürünler tükettiği, yüzde 50,5’inin meyve, yüzde 33’ünün sebze, yüzde 12,7’sinin et, tavuk ve balık ve yüzde 21,4’ünün de şeker ve çikolata tükettiği ifade edilmiş.

İSTATİSTİKLER YANLIŞ YORUMLANMIŞ YA DA ÇARPITILMIŞ

Araştırmanın her hangi bir yerinde çocukların yalnızca bu gıdaları tüketerek karnını doyurduğu gibi ifade yok. Sonuçlara bakıldığında ekmek ve makarna gibi tahıl ürünleri tüketen çocuklarla her gün süt ürünleri tüketen çocukların sayısının birbirine yakın olduğu görülüyor. Yani buradan bir çocuğun her gün et ürünleri tüketirken aynı zamanda her gün ekmek ve makarna ya da sebze ve çikolata da tüketilebildiği sonucu çıkar.

Araştırma sadece tüketimdeki zorunluluklara değil, besleyicilik niteliklerine göre hangi gıdaların ne sıklıkla tüketildiğine ve tüketim çeşitliliğine yer veriyor. Bu nedenle TÜİK araştırmasından, her 10 çocuktan 6’sının her gün yalnızca ekmek ve makarna yiyerek karnını doyurduğu sonucuna ulaşmak istatistik bilimi açısından mümkün değil.

Türkiye’de ekmek tüketimi kültürel etkiden dolayı da çok fazla. Avrupa’da kişi başına en çok ekmek tüketen ülke, yıllık 180-210 kilogram ile Türkiye. Kültürün bir parçası olduğu için hemen her yemeğin yanında ekmek tüketilebiliyor. Makarna tüketiminde ise kişi başına 8,5 kilogram ile Türkiye; İtalya, İsviçre, ABD, Almanya ve Kanada gibi ülkelerden sonra geliyor.

Bu verilerde, yalnızca orta ya da düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de yoğun şekilde makarna tükettiği görülürken, bunun sebebinin makarnanın ucuz ve besleyici olmasının yanında yemek kültürüyle de ilgili olduğu belirtiliyor.

HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ YATAĞA AÇ GİRİYOR İDDİASI

Selvi Kılıçdaroğlu’nun her üç çocuktan birinin günü aç geçirdiği ve yatağa aç girdiği iddiası da yine araştırmamıza göre TÜİK verilerine dayanıyor ancak bu verilerde de yoksulluk istatistikleri ortaya konulmuş. Doğruluk Payı platformunun da yayınladığı TÜİK raporunda, iki tür yoksulluk olduğu, dar anlamda yoksulluğun açlıktan ölme ve barınacak yeri olmama olarak tanımlanırken geniş anlamda yoksulluk beslenme, barınma ve giyinme ihtiyaçlarını karşılamak ancak toplumun genelinin refah düzeyinin altında kalmak olarak tanımlanmış. Rapora göre Türkiye’de yaklaşık her üç çocuktan birinin “aç kalacak kadar yoksul olduğu” değil “maddi yoksun” olan çocuklar olduğu belirtilmiş.

Rapora bakıldığında “yoksunluk” ile “yoksulluk” tanımlarının farklı yapıldığı görülüyor. “Yoksun” terimi, 9 maddeden en az 4 tanesinden mahrum kalma olarak açıklanmış. Bu maddeler de şöyle belirtilmiş:

Tanımlamaya göre, beklenmedik harcamalar, bir haftalık tatil, ödeme zorluğu, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek, ısınma ihtiyacı, çamaşır makinesi, televizyon, telefon ve otomobil maddelerinden en az 4 tanesine ulaşamayan kişi “yoksun” sayılıyor. Maddeler arasında açlık çekmek ya da günü aç geçirmek gibi bir ifade bulunmuyor.

İlgili İçerik  İsrail'de duvarlara Türkiye'de patlatılacak petrol kuyularının haritasının asıldığı iddiası

Diğer yandan yoksulluk tanımıyla ortaya konulmuş bir veri de bulunuyor. Rapora göre her üç çocuktan biri yoksullukla karşı karşıya. Fakat bu sonuçlarda açlıktan ölecek durumda olma ve barınma imkanının olmaması anlamına gelen dar anlamda yoksulluğun kast edilip edilmediği bilinmiyor.

Bu tabloda yoksullukla karşıla karşıya olan çocuk oranı yüzde 32 düzeyinde ancak yoksullukla açlık aynı kavramlar olmadığı için bu iddia da tam olarak doğru değil.

Sonuç olarak, her iki iddia da TÜİK araştırmalarından yola çıkılarak ortaya atılmış ancak iki araştırmanın sonuçları da yanlış yorumlanmış ya da çarpıtılarak aktarılmış.

(Visited 397 times, 1 visits today)

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. 2000 yılında haberciliğe başladı. İletişim fakültesi öğrencilerinin uygulama eğitimleri aldığı Selçuk Üniversitesi Televizyonunun 15 yıl haber koordinatörlüğünü yürüttü. Medya-siyaset ilişkisi, televizyon haberciliği, yeni medya ve medya okur yazarlığı alanlarında yayınlanmış makale ve kitapları bulunuyor. Doğruluğu Ne? platformunun kurucusu ve yayın yönetmenliğini yürütüyor.