HAKKINDA

NEDEN DOĞRULUYORUZ?

Sosyal medya, iletişim ihtiyacımızın neredeyse tümünü karşılamaya başladığından beri yeni bir tartışma da gündemimizden hiç düşmedi: Sahte/Yalan Haberler…

Gazete, televizyon gibi geleneksel medyalarda yanlış bilgi sorunu elbette vardı ancak kasıtlı olarak yalan ve sahte haberler üretmek bu kadar yaygın değildi.

Sosyal medya, kullanıcılarını içerik üretim sürecine dahil etti ve kendi sayfası, hesabı, kanalı olan insanlar kendilerini birer medya profesyoneli gibi görmeye başladı. Yeni medyanın “yeni habercileri” böyle ortaya çıktı. İyi niyetli kullanıcılar, şahit olduklarını ya da bildiklerini paylaşma amacıyla haber üretimi yaparken kötü amaçlı kullanım da ortaya çıkmakta gecikmedi.

Bazen şaka amacıyla yapılan sahte haberler, milyonlarca insana ulaşma imkanı sağlayan sosyal medya platformlarını, siyasi propaganda, istihbarat, terör propagandası, ideolojik grupların istismarı gibi konuların yeni aracı haline getirdi.

Son yıllarda sosyal medyada karşılaştığımız bir çok haberin yanlış-yalan çıkması ciddi bir güven kaybına neden oldu ancak özellikle siyasi ve ideolojik yönleri ağır basan, partizan insanlar  doğruluğunu araştırmaya bile gerek duymadan bu yalan haberlerin yayılmasına neden olmaya devam ediyor. Araştırmayı bir zahmet olarak görmek de sahte haberlerin yayılmasında önemli bir etken.

Sahte haberleri sadece kullanıcılar değil gazeteciler, siyasetçiler hatta akademisyenler bile üretip yayabiliyor. Bu nedenle bu haberlerin doğruluğunu kontrol eden bağımsız doğrulama platformlarına ihtiyaç var. Dünyada Birleşmiş Milletler’in, hükümetlerin ve sivil toplumun en önemli iletişim gündemlerinden olan sahte haberlerin yayılmasını engellemek adına doğrulama platformları önemli bir işlev görüyor. Yalan haberler kadar hızlı ve geniş kitlelere yayılmasa da doğrulanmış ya da yanlışlanmış haberler, kullanıcılara ulaşmak ve internetin bir yerlerinde mutlaka olmak zorunda.

Türkiye’de doğrulama platformlarının sayısı oldukça az ve medya okur yazarlığına bu platformların önemli bir katkısı var. Yalan haberlerin yoğun olarak üretilip yayıldığı Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı döneminde, sorumluluk hisseden bir grup gönüllü olarak yola çıkan “Doğruluğu Ne?” ekibi, sahte haber ve medya-siyaset ilişkisi alanlarında akademik çalışmalar yapan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Selman Selim Akyüz ve fakültede habercilik alanında eğitim alan öğrencilerden oluşuyor.

Platform olarak gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmenin yanında, toplumda medya okur yazarlığı farkındalığının arttırılması ve iletişim fakültesi öğrencilerinin de doğrulama alanında eğitim alması ve tecrübe kazanmasına da destek olmayı amaçlamaktayız.

KURUMSAL YAPI

“Doğruluğu Ne?” platformu, insanların en önemli ihtiyaçlarından olan doğru haber alma konusunda uzun soluklu, profesyonelleşerek ve habercilik ilkelerine bağlı kalarak yoluna devam etmeyi hedefliyor. Çalışmalarını gönüllülük esasıyla ve bağımsız olarak yürüten platformumuzun, herhangi bir kurum ya da siyasi örgütlenmeyle bağlantısı bulunmamaktadır. Kuruluşunu yeni tamamlayan platformumuz, önümüzdeki dönemde sivil toplum kuruluşu çatısı altında çalışmalarını sürdürmeyi hedeflemektedir.

MALİ KAYNAKLAR

Doğruluğu Ne? platformu gönüllü olarak çalışan bir ekipten oluşmaktadır. Platformumuz herhangi bir kuruluştan maddi destek almamaktadır ancak profesyonel bir doğrulama platformunun gereklerini yerine getirme aşamasına gelindiğinde sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği kurmayı, kar amacı gütmeden, platformun çalışmalarına devam etmesini sağlayacak maddi kaynaklar üretmeyi gelecek planları arasında bulundurmaktadır.

KÜNYE

Kurucu: Dr. Selman Selim Akyüz / Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

Doğrulama Ekibi: Alaaddin Aladağ, Hasan Hüseyin Bozlak, Zeynep Tanrıkulu, Aslı Sena Çevikbaş, Ali Osman Ergen, Emre Aslantaş.